Lugat kitabı bir lisanın hazinesi hükmündedir.
Şemseddin Sami sözleri ve hayatı
Şemseddin Sami, 1850’de bugün Arnavutluk sınırları içinde bulunan Fraşiri’de doğdu. Arnavutça edebiyat çevresinde Sami Frashëri adıyla da tanınır. Yanya’da aldığı eğitim sırasında birçok dil öğrendi; 1872’de İstanbul’a gelerek gazetecilik, tercüme ve yayıncılık faaliyetlerine katıldı. Hayatının büyük bölümünü dil ve kültür çalışmalarına ayırdı. 1904’te İstanbul’da vefat etti.
Şemseddin Sami kimdir?
Türkçe için hazırladığı Kâmûs-ı Türkî, kelimeleri kullanım ve anlamlarıyla düzenleyen önemli bir sözlüktür. Kâmûsü’l-a‘lâm ise tarih, coğrafya ve tanınmış kişiler hakkında bilgi veren altı ciltlik kapsamlı bir başvuru eseridir. Sami, yazı dili ile konuşma dili arasındaki uzaklık üzerine düşündü; dilin adlandırılması ve araştırılması konusunda görüşler geliştirdi. Bu çalışmalar, edebî üretiminin yanında başlı başına bir kültür hizmeti oluşturur.
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Türkçe romanın erken örneklerinden biridir; evlilik ve kadınların hayatı çevresinde toplumsal sorunları işler. Besa yahut Ahde Vefâ ve diğer oyunları tiyatro alanındaki üretimini gösterir. Emsal’de ise insan davranışları üzerine kısa düşünceleri toplar. Onun yazarlığı, bir hikâye kurmakla bir kavramı açıklamanın aynı kültürel merak içinde buluşabildiğini gösteren geniş bir çalışma alanına sahiptir.
Kaleminden kalanlar.
Dilimiz lisân-ı Türkî’dir, bu lisana mahsus lugat kitabına dahi başka isim düşünmek abestir.